Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Tenise dair
Home HINGIS PHOTO Hingis ile Röportaj guzel dizayn anna Anna ile Röportaj Dünya Sıralaması ATP Tour Takvimi WTA Tour Takvimi Download Tenise dair GRAND SLAM AVUSTRALYA ACIK Biyografi  ve kariyer

02.07.2001

 

HINGIS PHOTO
Hingis ile Röportaj
guzel dizayn anna
Anna ile Röportaj
Dünya Sıralaması
ATP Tour Takvimi
WTA Tour Takvimi
Download
Tenise dair
GRAND SLAM
AVUSTRALYA ACIK
Biyografi  ve kariyer

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 Temmuz 2001, Pazartesi

Tenis Güzeli: Tenise Dair

Eveeet dostlar! Marti'nin 2 yaşından beri oynadığı ve "Çocukluğum kortlarda geçti" dediği tenisi daha yakından tanımak ister misiniz? O halde aşağıda yazılanları okuyunuz.

TARİHÇE:Geçmişi 12 ve 13.YY'lara dayanan tenis sporunun kökeni Fransızların "Jeu de paume" (Avuçiçi oyunu) dedikleri el topudur.Ama bugünkü tenisin türediği o zaman ki adıyla "sphairistike" adlı oyun,Kuzey Galler'de 1873 yılında bir İng. subayı olan Wingfield tarafından bulunmuş ve kısa sürede Tüm Britanya'ya,ardından İngiliz sömürgelerine yayılmıştır.Wimbledon'da ki "All England Croquet clup" bu yeni oyunu benimsemiş ve birkaç çim tenis kortu meydana getirerek faaliyete geçmiş ve "Lawn tennis" (Çim tenisi) adını kulüp ünvanına ilave etmiştir.Bu kulüp 1877 yılında ise ilk tenis şampiyonasını düzenlemiştir.Bu arada Bermuda'da oyunu izleyen Mary Outerbridge aracılığıyla ABD'de yaygınlaşmış ve 1927 yılında ABD profesyonel çim tenisi birliğinin (PLTA) kurulumuyla iyice benimsenmiş ve profesyonel bir hal almıştır.ABD'nin ardından Fransa,Avustralya ve diğer batı Avrupa ülkeleri de bu sporu benimsemiştir.Bu sporun kurallarının açık seçik olarak benimsenmesi ve uluslararası temaslarını çoğaltmak amacıyla 1886'da "İngiltere Tenis Birliği" (The Lawn Tennis Association) ve 1912'de de "Uluslararası Tenis Federasyonu"(ITF) kurulmuştur.Bu arada 1900'de Dwight F.Davis,bir kupa koymak suretiyle uluslararası karşılaşmaları (Davis Cup) başlatmıştır.
Tenis 1924'te Fransız tenisçilerin hakimiyeti altına girmiş,ancak kısa bir süre sonra İngiliz ve ABD'li tenisçiler yeniden ağırlıklarını koymuşlardır. 1.Dünya savaşı sırasında bu spora ara verilmiş ancak,savaş sonrasında ilginin tekrar artması nedeniyle 15.000 seyirci kapasiteli kortlar inşa edilmiştir.Tıpkı 1.Dünya Savaşında olduğu gibi 2.Dünya Savaşında da tenis faaliyetlerine ara verilmiş,kulüpler kapanmış,tenis araç ve gereçleri imalatı yok denecek kadar azalmış,Avrupa'da ki bütün tesisler hasara uğramıştır.Bu dönemde sadece ABD ve Avustralya tenis faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. 2.Dünya Savaşı sonrası tenise olan ilgi tekrar artmış ve 20 ülkenin iştirak ettiği 1946 yılında ki Davis Cup'ı John A.Kramer'in yürüttüğü ABD kazanmıştır.O yıllarda tenise fazla ilgi göstermeyen Rusya ve Doğu bloku ülkeleri,büyük bir sanayinin doğmasına yol açan ve Dünya kamuoyunun büyük ilgisini çeken bu gelişmelere ayak uydurmak zorunda kalmışlardır.Bayanlar ise,tenisin doğuşundan itibaren bu oyunu benimsemiş ve oynamışlardır.Ancak,ilk resmi müsabaka 13 tenisçinin katılması ile Wimbledon'da düzenlenmiştir.Bu turnuvayı kazanan Maut Watson ilk bayan Wimbledon şampiyonu ünvanını kazanmıştır. Günümüzde ise tenis,en popüler spor dalları arasında gösterilmekte ve özellikle Grand Slam turnuvalarını tüm Dünya takip etmekte,Davis Cup ise en fazla ülkenin iştirak ettiği organizasyonlardan biri olarak dikkat çekmektedir.

TÜRKİYE'DE TENİS:Yurdumuzda tenis,ilk olarak 1900 yılında İngilizler tarafından oynandı.İstanbul'da ki İngilizler,"Challenge Cup" adı altında ve 3 yıl üstüste kazananın aldığı bir turnuva tertiplediler.1924'e kadar çok dağınık biçimde ve belirli çevreler tarafından yapılan tenis sporunda,Sait S.Cihanoğlu,Tevfik Taşçıoğlu,Zeki Rıza Sporel ve Suat Subay ilk temsilcilerimiz olmuşlardır.Bu yılda,"Türkiye Tenis Federasyonu" kurulmuş ve tenis,resmi olarak yapılan spor dalları arasına girmiştir.İlk tenis şampiyonası 1926'da düzenlenmiş ve tek erkeklerde Suat Subay,çift erkeklerde Suat Subay-Sedat Erkoğlu şampiyon olmuşlardır.1931'de ilk defa katıldığımız Balkan Şampiyonası'nda S.Erkoğlu-V.Şirinyan ikilisi çift erkeklerde şampiyon olmuşlardır.2.Dünya Savaşı yıllarında tüm Dünya'da olduğu gibi Türk tenisinde de kayda değer bir olay meydana gelmemiştir. Ancak,1946'da hem İstanbul hem de Ankara'da uluslararası turnuvalar düzenlenmiş ve bu çabalar günümüze dek devam etmiştir.1960'lardan sonra profesyonel tenisin ön plana çıkması nedeniyle ünlü tenisçileri turnuvalara davet etme imkanı çok kısıtlı düzeye inmiştir.